06.05.2026
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:
“KENDİSİNDEN SONRAKİ TÜM KUŞAKLARA İLHAM VEREN VE ÖNDERLİK EDEN 3 ÖNDERİN HATIRASI ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ”
“KURUCU İRADEYE ŞANTAJ SÖKMEZ”
“SANDIKTA YENİLECEĞİNİ BİLİP YARGIDAKİ MİLİTANINDAN MEDET UMANLARIN DURUMUNU MİLLET GÖRÜYOR”
Cumhuriyet Halk Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Karşıyaka Mezarlığı'nda Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için düzenlenen anma törenine katıldı. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Herkese merhaba. Bugün bir kez daha Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en acı veren ve en çok yürekleri dağlayan kararlarından bir tanesinin uygulandığı, 6 Mayıs’ın 54’ncü yıldönümünde Deniz Gezmiş’in, Hüseyin İnan’ın ve Yusuf Aslan’ın huzurlarındayız” dedi. Özel, şunları söyledi:
“VERDİKLERİ MÜCADELEYİ SAYGIYLA ANIYORUZ”
“68 kuşağının ki kendinden sonraki tüm kuşaklara ilham veren, enerji veren ve halen daha önderlik eden bu kuşağın üç önderinin hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz. Onları 1968’de yaptıkları, Samsun’dan Ankara’ya tam bağımsız Türkiye için Atatürk’e saygı yürüyüşüyle hatırlıyor ve anıyoruz. Onları birileri karşısında secde ederken, 6. Filo’ya ‘Defol’ diyen, onu denize döken duruşlarıyla anıyoruz. Bugünlerde ki birileri Trump’ın ve İsrail’in yanında, Filistin’e yapılanlara sessiz kalırken, Sumud Filosu’na sahip çıkmak gerekirken Sumud Filosu’nu kınayan bildirilerin altında İsrail ve Amerika ile buluşurken ya da ABD’nin Türkiye’deki büyükelçisi bu topraklarda ‘Tam bağımsızlık’ diyerek kendi ayaklarının altındaki sehpayı tekmelemiş, Deniz Gezmiş’lerin topraklarında ‘Bu ülkeye, buralara demokrasi fazla, buralarda tek adam, güçlü tek adamlar olmalı, biz Amerika güçlü tek adamları tercih ediyoruz’ diyen Barrack’ın karşısına ODTÜ’ye o günlerde girmeye çalışan Amerikan Büyükelçisi’nin Denizler nasıl karşısında durdularsa o şekilde durmak gereken bugünlerde onların verdiği mücadeleyi bir kez daha saygı ile anıyoruz.”
“TARİHTEN HUSUMET DEĞİL DERS ÇIKARIYORUZ”
“İktidara az kaldı. Türkiye’nin bütün demokratları Meclis’te çoğunluğu sağlayacaklar. Meclis’te çoğunluğu olanların 1960 darbesinden sonra ki idamlardan özür dilediği, Meclis’in iadeyi itibar yaptığı süreçte biz doğru yerde durduk. O idamlara karşı çıktık. ‘Bizden üç, onlardan üç’ diyerek, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamına kalkan eller, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin aldığı ve halen geçerli olan en utanç verici karardır. İktidarımızda en öncelikli işlerimizden bir tanesi bu idam kararlarını yok hükmüne getirecek, tarih önünde onlardan özür dileyecek ve Deniz Gezmiş’in, Hüseyin İnan’ın, Yusuf Aslan’ın hatıraları önünde saygıyla eğilecek bir kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi mutlaka alacaktır. Tarihten husumet değil ders çıkarıyoruz. Bundan sonraki süreçte burada bulunan herkesin ve Türkiye'deki herkesin sık sık dile getirdiği gibi kurtuluşun tek başımıza olmayacağını, hep beraber olmamız gerektiğini, Türkiye’yi kurtarmak, emperyalistlerin emellerine alet olmayacak tam bağımsız bir Türkiye’yi yeniden inşa edebilmek için yan yana duruyoruz. Omuz omuza duruyoruz. Ben bir kez daha hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Bir tüketim günü olarak değil ama bu üç evladın, bu ülke uğrunda evlatlarını kaybetmiş bütün annelerin ve bu üç evladın annesinin de aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.”
“AKSİNE BİR TUTUM AKIL TUTULMASIDIR”
Açıklamanın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Genel Başkan Özgür Özel, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin butlan konusundaki sözleri için şunları söyledi:
“Sayın Bahçeli’nin dün yaptığı açıklama kıymetli, önemli bir açıklama. Zaten olması gereken bir açıklama. Bir siyasi parti diğer bir siyasi partiye yargı yoluyla yapılan usulsüz, haksız bir uygulamaya karşı çıkarak, sadece bir centilmenlik göstermez, kendisinin de vücut bulduğu o zemini savunuyor olur. Biz neredeyse bir yıldır tek başına Cumhuriyet Halk Partisi’ni değil, siyasi partilerin güç aldığı sistemi savunuyoruz, demokrasiyi savunuyoruz. Erken kalkanın 10 kere reddedilen bir Asliye Hukuk Mahkemesi’ni 11’incisinde bulup da oradan bir siyasi partinin il yönetimine kayyım atadığının, öbür erken kalkanın BAM’a bastırıp da bir siyasi partinin üç yıl önce yaptığı ve üstüne bütün bu haksızlıklarla mücadele için üç kere daha yaptığı, bütün delegelerin oybirliği ile seçtiği, delegelerin mahalleden başlayıp yeniden seçildiği kurultayı iptal ettiği bir düzen, bugüne değil, yarınlara da tehdittir. Bu düzenden medet umanlar yarın aynı silahın kendilerine döndüğü gün ne hata yaptıklarını anlarlar. Yani Sayın Bahçeli’nin tutumu, elbette doğru, kıymetli, saygıdeğer bir tutumdur. Aksine bir tutum takınanların içinde bulundukları durum akıl tutulmasıdır. Bir siyasi partiyle baş edemeyip de onu yenemeyip de ona sandıkta yenilip de yeni bir sandıkta yenileceğini bilip de yargıdaki militanından medet umanların durumunu millet görüyor ve değerlendiriyor.”
“TARİHİN DOĞRU TARAFINDA DURUYORUZ”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Partili Müsavat Dervişoğlu’nun ‘mutlak butlan’ yorumu hakkında ise şöyle konuştu:
“Müsavat Bey’i bizzat dinlemedim. Ama aktardıklarınız kadarıyla bir değerlendirme yapmak gerekirse biz bulunduğumuz komisyona girerken de söyledik. ‘Bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korksun herkes’ dedik. Bütün süreç bitti. Komisyon başlarken de şehit aileleriyle, gazilerle beraberdik. Onların gözünün içine bakarak oturduk. Komisyon raporu yayınlanmadan bir gün önce de yayınlandıktan sonra da birlikteydik. Cumhuriyet Halk Partisi’ne şantaj yapılamaz. Şantaj, öyle tek taraflı bir eylem değildir. Bazı eylemler tek taraflıdır. Taşı alır, atarsınız. Ama şantajı yaparken o şantaja teslim olacak bir taraf lazım. Türkiye’nin savaş meydanlarında kurulmuş kurucu iradesine şantaj sökmez. Sökseydi bugün burada olmazdık. Bu durumda olmazdık. Hep birlikte ayakta olmazdık. Bu kadar net meydan okuyor olmazdık. O yüzden ‘Cumhuriyet Halk Partisi’ne efendim birileri şantaj mı yapıyor, bilmem ne mi?’ Cumhuriyet Halk Partisi tarihin doğru tarafında durmak, annelerin gözünün yaşını dindirmek için, kardeş kanı akmasın diye, Deniz Gezmiş ve arkadaşları ölüme doğru giderken savundukları Türkler ile Kürtlerin kardeşliğinin ebedi olarak sarsılmadan devam etmesi, birlikte yaşamak, birbirimize güç vermek, güç almak ve bu zorlu koşullarda Türkiye’yi hep birlikte güçlü kılmak için bulunması gereken yerde bulunuyor, durması gereken yerde duruyor. Bunun için de bu alanı bir husumet, bir rekabet değil; bir sorumluluk alanı olarak tarif etmiştik zaten.”
“ARTIK SIRA ERDOĞAN’DADIR”
Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a dair bir statü çağrısı için “Arkadaşlar, ben hemen o açıklamadan sonra yaptığım grup toplantısında terörsüz ve demokratik Türkiye meselesine nasıl baktığımızı ve nerede durduğumuzu, bundan sonra da ne şekilde tutum takınacağımızı bir kez daha hatırlatmıştım. Sayın Devlet Bey’in açıklamasına değerlendirmelerin dinleme sırası ya da bu sorunun yöneltilmesi sırası artık Sayın Erdoğan’dadır. Bu soruyu yanıtlayacak olanlar diğer liderlerdir. Biz pozisyonumuzu dün son derece sarih bir şekilde tarif ettik” dedi.
“KİMİN DİNLENMESİ GEREKİYORSA DİNLENİLSİN”
Özel, son olarak, Cumhuriyet Halk Partisi kurultayı hakkındaki ceza davasında yaşanan gelişmeler hakkında, şunları dile getirdi:
“Şimdi o dava bir ceza davası ve bir yandan görülüyor. O davada hiçbir şüphe kalmayana kadar kim dinlenmesi gerekiyorsa dinlenilsin. Ben şunu istemem yani mahkeme sonuçta… Yeter. Biliyorsunuz. ‘Sen bunu böyle demişsin.’ İşte geçen ismini anmak istemediğin bir meczup geldi, ifade verdi İstanbul’dan. ‘Sen bunu böyle demişsin’, ‘Dedim.’ ‘Niye böyle dedin?’ ‘Öyle duydum. Öyle gördüm.’ ‘Gördün mü?’ ‘Görmedim, duydum.’ ‘Kimden duydun?’ ‘Başkasından duydum.’ ‘O duyduğunu söyle.’ ‘Ben onu da adını da unuttum.’ Böyle şeyler söyleniyor. Ama kimi dinlemek icap ediyorsa… Mesela Adem Soytekin demiş ki ‘Bir şey duydum birinden.’ Gelsin anlatsın kimden duyduysa ona da sorulsun. En ufak bir şüphe kalmayana kadar bu işleri sorsunlar, soruştursunlar. Çünkü bu iş leke kaldırmaz bir iş.”
“İRADE DEĞİŞİKLİĞİ OLDUYSA SOKAĞIN SESİYLE OLMUŞTUR”
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurultayı öyle lekelenebilecek bir kurultay değil. Aksine Cumhuriyet Halk Partisi’nde o kurultayda sonuç böyle olmasaydı 104 yıllık Cumhuriyet’te hiçbir siyasi partinin genel başkanı yarışarak değişmemiş olacaktı hala daha. Bu kurultay, delegenin bir siyasi partinin genel başkanını demokratik bir yarışta ve centilmenlik içinde değiştirdiği bir kurultay olarak kazananına ve kaybedenine onur belgesi vermiş bir kurultaydır. İsmet Paşa’nın nasıl 1950’de kaybettiğinde bunu- kendisi için bir yenilgi ama demokrasi için bir kazanç saydıysa, siyasi partiler tarihimizde de bu bir kazananıyla kaybedeniyle onur kurultayıdır. Bunu böyle yorumlamak gerekiyor. Ayrıca o kurultayda çok konuşuluyordu, bugün konuşanlar da konuşuyordu. ‘Asla bu kurultayda delege değişim yapmaz’ diye. O kurultayın saatlerce siz oradaydınız, halen daha o salonun duvarlarında yankılanan ses, delege sokağın sesini dinledi. Orada bir değişiklik olduysa, bir irade değişikliği olduysa delegeye sokağın sesini hatırlatan milyonlar sayesinde olmuştur. Oradan sonra da birkaç ay sonra Cumhuriyet Halk Partisi 47 yıl sonra birinci parti olmuştur. O kurultayı lekelemeye, iradesini sakatlamaya kimsenin gücü yetmez. Ama son meczup dinlenene kadar ben sabırla o mahkemenin tüm iddiaları dinlemesini istiyorum. Çünkü her dinlenen bir yıldır ortaya atılan bunca yalanın ne kadar boş olduğunu ortaya koyuyor. Çok memnunum ben. Her ‘Duydum’ diyenin çağrılıp ‘Nereden duydun, kanıtını söyle, ispatını söyle’ denmesini. Adem Soytekin de gelsin, ne duyduysa söylesin. İddiasının somut bir gerçeğe dayanmadığı ortaya çıksın ve hiçbir şüphe kalmasın. Ben bundan memnunum.”
07.10.2025
21.05.2025
19.05.2025
14.05.2025
13.02.2025
10.02.2025
03.02.2025