07.04.2026
Cumhuriyet Halk Partisi Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, Çorum’da gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde yapılmak istenen taş ocağına karşı mücadele eden vatandaşlarla bir araya geldi. Ziyarete CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, il ve ilçe örgütleri ile birlikte çok sayıda yurttaş katıldı. Karakaya Köyü sakinlerinin yanı sıra projeden etkilenecek Karadona, Narlık ve Beyyurdu köylerinden vatandaşlar, Çorum Emek ve Demokrasi Platformu ile Emek Partisi temsilcileri de buluşmada yer aldı.
Rızvanoğlu, köyde yaptığı açıklamada, projeye verilen ÇED kararının yalnızca çevreyi değil, doğrudan yaşam alanlarını hedef aldığını vurgulayarak, bu sürecin bir “çevre sürgünü” olduğunu ifade etti.
“Bu Proje Yaşamın Tam Ortasına Yapılıyor”
Rızvanoğlu, proje alanının yerleşim yerine son derece yakın olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Çorum Valiliği bu proje için ÇED olumlu kararı verdi. Peki bu ne demek biliyor musunuz? Eski adıyla: ‘ÇED Gerekli Değildir’. demek. Yani ne demek? ‘Detaylı incelemeye gerek yok.’, ‘Derinlemesine değerlendirmeye gerek yok.’ demek. Şimdi biz CHP örgütü olarak buraya geldik. Gördük. Dinledik. Yerinde tespit ettik. Ve soruyoruz: Burada böyle bir kararı nasıl alırsınız? Çünkü gerçek bambaşka. Bakın… Bu proje alanı, köy muhtarlığına ve camiye sadece 180 metre. Yani bu proje, neredeyse köyün içine, yaşamın tam ortasına yapılmak isteniyor. Bu ne demek? Patlatma demek. Dinamit demek. Köylülerin can güvenliğinin riske atılması demek.”
“Proje Tarımı, Hayvancılığı ve Sağlığı Doğrudan Hedef Alıyor”
Projenin yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal sonuçları olacağını vurgulayan Rızvanoğlu: “Yetmiyor… Sadece 250 metre ileride tarım var. Meyvecilik var. 21 bin metrekarelik organik üretim var. E doğal olarak hayvancılık var. Yüzlerce hayvan var. Sürekli toz olacak. Gürültü olacak. Titreşim olacak. Ve bütün bunlar doğrudan üretimi, geçimi vuracak. Ve daha da önemlisi sizlerin sağlığını bozacak.” dedi.
“Orman, Su ve Yaşam Alanı Yok Edilecek”
Proje alanının orman içinde yer aldığına dikkat çeken Rızvanoğlu: “Proje alanı yaklaşık 35 hektar ve orman parselinin içinde. Yani orman yok edilecek. Patlatmalarla birlikte yer altı suları zarar görecek. Köy susuz kalacak. Ve sizlere yaşam alanı kalmayacak.” dedi.
“İnancı ve Kültürü Yok Sayan Bir Proje”
Bölgedeki inanç alanına da dikkat çeken Rızvanoğlu: “Ve yetmiyor… Bu alanın içinde köylülerin ‘Yorgun Baba’ dediği bir inanç yeri var. Yani bu proje; doğayı yok sayıyor, inancı yok sayıyor, hafızayı yok sayıyor, kültürü, size de yok sayıyor.” ifadesini kullandı.
“Bu Bir Tasfiye Planı, Açık Bir Çevre Sürgünü”
Projeye sert tepki gösteren Rızvanoğlu: “Bakın… Bu köyde üretim var. Emek var. Tarım var. Hayvancılık var. Yaşam var. Yani Arkadalar, ama ÇED dosyasına bakıyorsunuz… Sanki burada insan yok. Sanki hayat yok. Halbuki burası, bir çoğunuzun ana-baba yurdu, ata toprağınız. Sizler burada tam bir yıldır direniyorsunuz. Bir yıldır diyorsunuz ki: ‘Toprağımızı terk etmiyoruz’ Ama iktidar ne yapıyor? Duymuyor. Görmüyor. Bilerek yok sayıyor. Üstelik bu kadar tehlikeli bir projede gerçek bir çevresel değerlendirme bile yapılmıyor. Açıkça söylüyorum: Bu, köyüyle birlikte insanı tasfiye etme planıdır. Bu, insanları toprağından koparmaktır. Bu, açık bir çevre sürgünüdür. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin; bu ülkenin insanını doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok! ” dedi.
“Devlet Şirketi Değil, Vatandaşını Korumak Zorundadır”
Rızvanoğlu, devletin sorumluluğuna dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bu iktidarda vicdan yok. merhamet hiç yok, devlet dediğiniz şey şirket değildir! Devlet; vatandaşı korur, toprağını korur, suyunu korur, yaşamı korur. Buradan çıkan taşların demir yolu projesinde kullanılacağı söyleniyor. Biz yatırıma karşı değiliz. Demiryolu mu yapılacak? Elbette yapılsın! Biz zaten bu ülkeyi demir ağlarla ören bir gelenekten geliyoruz. Ama… Alternatif alanlar varken, köyün dibine, tarımın ortasına, orman alanına bu projeyi dayatamazsınız! Bu sırf şirket daha fazla kar etsin diye vatandaşa yapılan bir zulümdür. Biz buna razı değiliz. Karakaya buna razı değil. Tabi ki hep birlikteyiz. Bu, hukuksuz ÇED kararına karşı Danıştay’da hakkınızı hep birlikte arayacağız. Biz de sizlerin yanınızdayız. Olmaya da devam edeceğiz.”
“Karakaya Yalnız Değildir”
Konuşmasının sonunda Türkiye genelindeki çevre mücadelelerine dikkat çeken Rızvanoğlu yaşam savunucusu Esra Işık’a da selam göndererek: “Akbelen’den Cerattepe’ye, Varto’dan Kazdağları’na… Bu ülkenin dört bir yanında aynı tablo var: Talan var. Zulüm var. Açgözlülük var. Ama buradan açıkça söylüyoruz: Karakaya Köylüleri yalnız değildir. Toprağını savunan, suyunu savunan, yaşamını savunan herkesin yanındayız. Buradan Akbelen’den tanıdığımız ve toprağını savunduğu için tutuklanan yaşam savunucusu Esra Işık kardeşimize de selam olsun. Bu ülkenin doğasını savunanlar yalnız değildir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman yanınızdayız.” ifadesiyle sözlerini sonlandırdı.
07.10.2025
21.05.2025
19.05.2025
14.05.2025
13.02.2025
10.02.2025
03.02.2025