Ömer Kaya Türkmen: "Dünya Daha Sert, Daha Kırılgan ve Daha Tehlikeli Bir Döneme Girmiş Durumda"

08.04.2026

Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) tarafından “Dokuz Umde’den Sosyal Demokrat Programa… Cumhuriyet’in Köklerinden Halkın Yarınına: Parti Programından Hükümet Programına” başlıklı etkinlik Ankara Kocatepe Kültür Merkezi’nde düzenlendi. 8 Nisan 1923’te yayımlanan Dokuz Umde’nin yıl 103’üncü dönümünde, CHP’nin beş genel başkan yardımcısı ve dokuz politika kurulu başkanının kendi alanlarında partilerinin hükümet programını anlatacakları etkinlikte Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik oturumu yapıldı. Oturumda, CHP Milli Savunma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Dışişleri Politika Kurulu Başkanı Ömer Kaya Türkmen ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) İçişleri Politika Kurulu Başkanı Murat Bakan konuştu.

Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Dışişleri Politika Kurulu Başkanı Ömer Kaya Türkmen, Dış politika, güvenlik ve dirençliliğin yalnızca devletin dış dünyayla ilişkilerini ilgilendiren teknik konular olmadığını doğrudan milletin güvenliğini, ekmeğini, huzurunu ve geleceğe nasıl bakıldığını ilgilendiren konular olduğunu söyledi.

Bağımsızlık, güvenlik ve itibarın tesadüf olmadığını aklın, kurumun, liyakatin ve millet iradesine dayanan güçlü bir devlet anlayışının sonucu olduğunu vurgulayan Türkmen, şunları kaydetti:

"Bugün dünyanın içinden geçtiği dönem ise maalesef tam tersine işaret ediyor. Kurallar zayıflıyor, hukuk aşınıyor, güç siyasete yeniden öne çıkıyor, uluslararası sistemde belirsizlik büyüyor, savaşlar yayılıyor, enerji güvenliği sarsılıyor, ticaret giderek siyasi baskı aracına dönüşüyor, teknoloji rekabeti yeni fay hatları oluşturuyor, dezenformasyon toplumları içeriden aşındırıyor. Kısacası dünya daha sert, daha kırılgan ve daha tehlikeli bir döneme girmiş durumda. Böyle bir dünyada Türkiye'nin güçlü olması gerekir, hazırlıklı olması gerekir, akıllı olması gerekir. Ama açık konuşalım, Türkiye bugün olması gerektiği kadar güçlü görünmüyorsa, bunun sebebi bu milletin potansiyelinin yetersiz olması değil, sorun yanlış yönetimde. Sorun kurumların aşındırılmasında, sorun devlet aklının daraltılmasında, sorun dış politikanın kurumsallıktan koparılmasında, devlet ciddiyetinin yerini kişisel değişmiş bir yönetim tarzının almış olmasında. Bir ülke sürekli savruluyorsa, bir gün başka, ertesi gün başka bir şey söylüyorsa, müttefikleriyle güven sorunu yaşıyorsa, komşularıyla istikrarlı ilişki kuramıyorsa, ekonomisi dış şoklara bu kadar açık hale geldiyse, dönüp sadece dışları suçlayamayız. Çünkü dış politika içeriden başlar, güvenlik içeriden başlar, dirençlilik içeriden başlar. İçeride hukuk zayıfsa dışarıda itibarınız eksilir. İçeride kurumlar erirse dışarıda caydırıcılığınız azalır. İçeride ekonomi kırılgansa dışarıda hareket alanınız daralır. İçeride toplum umudunu kaybetmişse dışarıda büyük güç gibi davranmanız hiç kimse ikna etmez. Bu yüzden bizim ilk tezimiz çok net. Demokrasi lüks değil, hukuk devleti lüks değil, liyakat lüks değil. Bunlar bir ülkenin güvenlik altyapısı. Güvenlik sadece silah meselesi değil, sadece sınır meselesi değil. Aynı zamanda kurum meselesi, ekonomi meselesi, adalet meselesi, toplumsal dayanıklılık meselesi. Biz sosyal demokratlar güvenliğe böyle bakarız."