15.10.2026
CHP Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada İstanbul’daki sel felaketinden üniversite öğrencilerinin protestolarına, ekonomik krizden fon skandalı iddialarına, çiftçilerin yaşadığı sorunlardan engelli vatandaşların emeklilik haklarına kadar birçok konuyu gündeme taşıdı. AKP iktidarının ekonomi, tarım ve sosyal politikalarını eleştiren Sarı, “Vatandaş borç batağında, yandaşlar fon soygununda. AKP’nin başarı diye sunduğu Türkiye Yüzyılı ekonomisi işte tam da budur.” dedi.
“14 YAŞINDAKİ BİR EVLADIMIZ AYAKKABILARINI KORUMAYA ÇALIŞIRKEN HAYATINI KAYBETTİ”
TBMM Genel Kurulundaki konuşmasına İstanbul’da meydana gelen sel felaketinden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, yağışların ardından Fatih’te elektrik akımına kapılarak yaşamını yitiren 14 yaşındaki çocuğun ölümüne dikkat çekti.
Bölgede metrekareye 255 kilogramı aşan yağış düştüğünü ve bunun son 84 yılın en yüksek rakamı olduğunu ifade eden Sarı, yaşanan olayın yalnızca bir doğal afet olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti. Sarı, şu ifadeleri kullandı:
“Henüz 14 yaşındaki bir evladımız, ayakkabıları ıslanmasın diye eline alarak yürümek zorunda kalıyor ve elektrik akımına kapılarak hayatını kaybediyor. Bu çocuğumuz, yedek ayakkabısı olmadığı için yarın ne giyeceğini düşünürken, ayakkabılarına zarar gelmesin diye tedbir almaya çalışırken ne yazık ki canını kaybetti. Bunun sorumluluğunu iktidar sıralarında oturan milletvekillerinin de düşünmesi gerekiyor.”
“ÖĞRENCİLER YEMEK VE BARINMA HAKKI İSTİYOR, KARŞILARINDA POLİS VE TOMA BULUYOR”
Boğaziçi Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesinde yaşanan öğrenci protestolarına da değinen Sarı, üniversite öğrencilerinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.
Boğaziçi Üniversitesinde yemek ücretlerine yüzde 70, ODTÜ yurt ücretlerine ise yüzde 30 zam yapıldığını dile getiren Sarı, öğrencilerin akademik çalışmalarına odaklanmaları gerekirken barınma ve beslenme hakları için mücadele etmek zorunda bırakıldığını söyledi.
“Düşünün ki bir devlet, öğrencilerinin barınma ve yemek ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu da yetmiyor, çocukları coplarla, polislerle korkutmaya çalışıyor. Öğrencilerimizin temel beslenme ve barınma ihtiyaçları bu Meclisin en önemli konularından biridir.”
Zam kararlarının acilen durdurulması ve yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Sarı, CHP Grubu olarak protestolara katılan öğrencilerle dayanışma içerisinde olduklarını ifade etti.
“MAAŞLAR HESABA YATIYOR, BORÇLARA GİDİYOR: SIFIRA SIFIR, ELDE VAR SIFIR!”
15 Ekim’in milyonlarca çalışan için maaş günü olduğunu hatırlatan Sarı, vatandaşların gelirlerinin temel ihtiyaçları ve borç ödemeleri karşısında yetersiz kaldığını belirtti.
“Maaşlar bugün hesaplara yattı, yattığı gibi de kredi kartı borcuna, kredi borcuna, elektrik faturasına ve diğer borçlara gitti. Sıfıra sıfır, elde var sıfır!” diyen Sarı, vatandaşların giderek ağırlaşan bir borç yüküyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Takibe düşen kredi tutarlarına ilişkin rakamları da paylaşan Sarı, bireysel kredi kartlarında 199 milyar lira, ihtiyaç kredilerinde 85 milyar lira, konut kredilerinde 5 milyar lira ve ticari kredilerde 535 milyar liralık tutarın takibe düştüğünü söyledi.
Toplam takipteki kredi tutarının yaklaşık 1 trilyon liraya yaklaştığını belirten Sarı, enflasyondan arındırılmış verilere göre takipteki borç yükünün geçen yıla kıyasla yüzde 40 arttığını savundu.
İktidarın ekonomik iyileşme vaatlerine de tepki gösteren Sarı, AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'na seslendi:
“Diyorlar ya, ‘Bu yıl sabredin, dişinizi sıkın, kemerinizi sıkın, seneye her şey çok güzel olacak.’ Güzel olan bir şey yok Sayın Akbaşoğlu! Her şey daha kötü, her şey daha sıkıntıda ve vatandaşlarımız ne yazık ki borç batağında.”
“VATANDAŞ BORÇ BATAĞINDA, YANDAŞLAR FON SOYGUNUNDA!”
Konuşmasının ekonomi bölümünde fon piyasasındaki usulsüzlük ve manipülasyon iddialarını gündeme taşıyan Sarı, finansal piyasalardaki denetim eksikliklerinin hesabının verilmesi gerektiğini söyledi.
“Vatandaş borç batağında, yandaşlar fon soygununda. AKP’nin başarı diye sunduğu Türkiye Yüzyılı ekonomisi işte tam da budur!” ifadelerini kullanan Sarı, vatandaşların borçlarının takip edilmesine karşın büyük finansal usulsüzlük iddiaları karşısında yeterli denetimin sağlanmadığını savundu.
Sarı, iktidara şu soruları yöneltti:
“Vatandaşın üç kuruşluk borcunun peşine düşen sistem, milyarlarca liralık fon skandalının büyümesine neden olan denetim eksikliğinin hesabını neden vermiyor? Küçük yatırımcının birikimini koruyamayan, piyasadaki manipülasyon iddialarını zamanında önleyemeyen bir ekonomi yönetiminin hangi başarısından bahsedebiliriz?”
Türkiye'nin temel sorununun kaynak yetersizliğinden çok kaynakların adil paylaşılmaması, denetimsizlik ve yanlış ekonomi politikaları olduğunu ifade etti.
“957 BİN KADIN ÇİFTÇİNİN YALNIZCA 105 BİNİNİN SOSYAL GÜVENCESİ VAR”
15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü dolayısıyla tarımda çalışan kadınların sorunlarını da gündeme getiren Sarı, kadın çiftçilerin sosyal güvenlik sisteminin dışında bırakıldığını belirtti.
Türkiye’de yaklaşık 957 bin kadın çiftçinin bulunduğunu, bunlardan yalnızca 105 bininin sosyal güvencesi olduğunu dile getiren Sarı, “100 kadın çiftçimizin 89’u güvencesiz çalışmak zorunda bırakılıyor.” dedi.
Çiftçilerin yaş ortalamasının 59'a ulaştığını, genç çiftçilerin oranının ise yalnızca yüzde 5 olduğunu belirten Sarı, tarım sektöründe yaşanan yaşlanma sorununa dikkat çekti.
“Kadınlarımızın hakkını vermiyorsunuz, gençlerimize umut vermiyorsunuz, tarımın geleceğini yok ettiğinizin farkında mısınız?” diye soran Sarı, kadın ve genç çiftçilerin sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması çağrısını yineledi.
“75 LİRAYA MAL OLAN ZEYTİN 25 LİRAYA SATILIYOR! BU ÇİFTÇİYE ZULÜMDÜR!”
Balıkesirli üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları da Meclis gündemine taşıyan Serkan Sarı, zeytin ve çeltik üreticilerinin maliyetlerinin altında satış yapmak zorunda kaldığını anlattı.
Balıkesir’de görüştüğü zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunları aktaran Sarı, üreticilerin verim artışına rağmen fiyatların düşmesi nedeniyle zarar ettiğini söyledi.
“Balıkesir'de bir zeytin üreticisinin isyanıyla karşı karşıya kaldım. 75 liraya mal olan zeytin bugün 25 liraya satılmak zorunda. Bu nasıl bir mantıktır? Bu, çiftçiye zulmetmektir! Üreticilerimiz hasadın artmasına sevindi ancak karşılaştıkları fiyatlar nedeniyle ürünlerini dalında bırakmak zorunda kalıyor. 20 liralık toplama maliyetini dahi karşılayamıyorlar.” Çeltik üreticilerinin de benzer sorunlar yaşadığını belirten Sarı, kilogram maliyetinin 45-47 lira arasında olduğunu, buna karşılık satış fiyatının 32 lirada kaldığını söyledi. Tarım sektöründeki istihdam kaybını da gündeme getiren Sarı, son 25 yılda tarımda çalışanların sayısının yaklaşık 7,8 milyondan 4,6 milyona gerilediğini ifade etti. “Güvence yok, gelir yok, destek yok, arkasında ona sahip çıkacak bir iktidar yok. O yüzden tarımdaki çöküşün sebebi, AKP iktidarının tarım politikalarının ta kendisidir.”
“ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZIN EMEKLİLİK HAKKINI GASBETTİNİZ!”
Dünya Beyaz Baston Görme Engelliler Günü dolayısıyla engelli vatandaşların yaşadığı sorunlara da değinen Sarı, erişilebilir yaşamın, eğitim ve çalışma hakkının anayasal güvence altında olduğunu hatırlattı. Beyaz bastonun bağımsızlığın, özgürlüğün ve güvenli yaşam hakkının simgesi olduğunu ifade eden Sarı, engelli vatandaşların sosyal güvenlik ve emeklilik alanında ciddi hak kayıpları yaşadığını savundu. Özellikle 7538 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemelere tepki gösteren Sarı, vergi indirim belgesi bulunan vatandaşların emeklilik süreçlerinde sorunlarla karşılaştığını, kontrol muayeneleri ve engellilik oranlarındaki değişiklikler nedeniyle bazı emekli aylıklarının kesildiğini dile getirdi.
“AKP iktidarı, 7538 sayılı Yasa'yla engelli vatandaşlarımızın emekli olma hakkını gasbetti. Zaten zor koşullarda yaşamaya çalışan engelli vatandaşlarımız bu düzenleme nedeniyle haklarından mahrum edildi.” Sarı, engelli vatandaşlar için ayrıcalık değil, yıllarca verdikleri emeğin karşılığını ve hukuk güvenliğini talep ettiklerini belirtti.
“FATMA NUR’U DA HİFA İKRA’YI DA UNUTMAYACAĞIZ!”
Konuşmasının son bölümünde kamuoyunda tepki yaratan Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra ile ilgili dava sürecine değinen Serkan Sarı, Ayhan Şengüler hakkında verilen beraat kararına sert tepki gösterdi.
Fatma Nur Çelik’in daha önce can güvenliğine ilişkin yaptığı uyarıları hatırlatan Sarı, anne ve kızının korunamadığını belirterek yargılama sürecini eleştirdi. Sarı, Fatma Nur Çelik’in “Kızım ile benim can güvenliğim yok, beni koruyun. Eğer derlerse ki ‘İntihar etti’, bu yalandır.” sözlerini hatırlatarak, bu çağrıların karşılıksız kaldığını savundu. Ayhan Şengüler'in yargılandığı davada beraat kararı verilmesine tepki gösteren Sarı, duruşmaya avukatların alınmadığı yönündeki iddiaları da gündeme getirdi.
Sarı, kararın ve yargılama sürecinin kamuoyunun adalet beklentisini karşılamadığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu kadını da bu çocuğu da koruyamadık. Bu mahkemeye avukatların girmesine bile engel oldunuz. Öyle bir mahkeme kurdunuz ki ‘Bizden olursa herkes beraat etmeyi hak ediyor’ anlayışı ortaya çıktı. Yazıklar olsun size!”
“BU ÜLKENİN ÇOCUKLARINI SİYASİ TERCİHLERİNİZİN BEDELİNİ ÖDEMEYE MAHKUM ETMEYECEĞİZ!”
Konuşmasını Fatma Nur Çelik ve Hifa İkra'nın ölümlerine ilişkin adalet çağrısıyla tamamlayan CHP Grup Başkanvekili Serkan Sarı, çocukların korunmasının devletin en temel sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı.
Sarı, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:
“Fatma Nur'u da Hifa İkra'yı da unutmayacağız. Bu ülkenin çocuklarını sizin siyasi tercihlerinizin ve ihmallerinizin bedelini ödemeye mahkum etmeyeceğiz!”
07.09.2023