29.08.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Parti Okulu Yönetici Eğitimleri kapsamında geldiği Tekirdağ’da basın toplantısı gerçekleştirdi.
Genel Başkan Yardımcısı Kaya, “Değerli basın emekçileri, değerli yol arkadaşlarım, değerli Tekirdağlılar, Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu olarak sürdürdüğümüz İl Yönetici Eğitimlerimizin yeni durağı Tekirdağ. İktidar yolunda başlattığımız eğitim seferberliğini Türkiye’nin dört bir yanında kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu hafta Trakya’dayız. Çanakkale, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nde örgütümüzle buluşuyor; yöneticilerimizi yalnızca salonlarda değil, sahanın gerçekleriyle, halkın sorunları ve çözüm yollarıyla buluşturuyoruz. Çünkü bizim için Parti Okulu yalnızca eğitim verilen bir yer değildir. Halkın sorunlarını bilen, çözüm üreten, örgütleyen, mücadele eden ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşıyacak kadroların yetiştiği bir siyaset okuludur. Biz yöneticilerimizi iktidar gününe değil, iktidarı kuracak mücadeleye hazırlıyoruz.” dedi. Kaya şöyle konuştu:
TEKİRDAĞ EĞİTİMİMİZİ BAŞÖĞRETMENİMİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E ARMAĞAN EDİYORUZ
Bugün gerçekleştirdiğimiz Tekirdağ İl Yönetici Eğitimimizin bizim için ayrı ve tarihsel bir anlamı var. Cumhuriyetimizin ve Cumhuriyet Halk Partimizin kurucusu, Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Ağustos 1928’de Tekirdağ’a gelerek yeni Türk harflerini halkımıza bizzat anlattı. Kara tahta başına geçti; Cumhuriyet’in eğitim ve aydınlanma devriminin ışığını bu topraklarda halkımızla buluşturdu. Bu nedenle Tekirdağ İl Yönetici Eğitimimizi; Cumhuriyet’i yalnızca kurmakla kalmayıp eğitimle, bilimle ve aydınlanmayla geleceğe taşıyan Başöğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e armağan ediyoruz. 98 yıl önce Tekirdağ’da kara tahta başında yakılan eğitim ve aydınlanma meşalesini bugün Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu’nda büyütüyoruz. Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe; aklın ve bilimin rehberliğinde yürümeye devam ediyoruz. Çünkü Cumhuriyet tarihi aynı zamanda bir eğitim tarihidir. Cumhuriyet’i korumanın, demokrasiyi büyütmenin ve Türkiye’yi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarmanın yolu eğitimden geçer.
TEKİRDAĞ’IN SORUNU BÜYÜMEK DEĞİL, İKTİDARIN İHMALİDİR
Tekirdağ; tarımı, sanayisi, turizm potansiyeli ve İstanbul’a yakınlığıyla Türkiye’nin en önemli kentlerinden biridir. Ancak hızla artan nüfus ve plansız büyüme; altyapıdan ulaşıma, konuttan eğitime, sağlıktan sosyal yaşama kadar birçok sorunu beraberinde getirmiştir. Özellikle Çorlu, Çerkezköy, Kapaklı ve Ergene hattındaki hızlı sanayileşme ve nüfus artışı karşısında, belediyelerimizin ve bölge milletvekillerimizin üstün gayretlerine rağmen merkezi yönetimin yatırımları yetersiz kalmaktadır. Tekirdağ bir büyükşehir olmasına rağmen merkezi idarenin İller Bankası aracılığıyla mevzuat çerçevesinde yapması gereken kaynak aktarımında belediyelerin mensup olduğu siyasi partiyi gözetmesi sorunları ağırlaştırmaktadır. “Silkeleyin” talimatıyla başlayan süreç, bu anlayışın en açık göstergesidir. Tekirdağ büyüyor; ancak yerel yönetimler ve ilgili kurumlarla yeterli iş birliği kurulmadığı için bu büyüme çoğu zaman plansız ve denetimsiz gerçekleşiyor. Sanayi büyürken çevre ihmal edilemez; Ergene ölemez. Fabrikalar çoğalırken tarım toprakları, su havzaları ve dereler görmezden gelinemez. Nüfus artarken okul, yol, su, kanalizasyon ve konut ihtiyacı yok sayılamaz. Ergene Nehri yıllardır sanayi kirliliğinin bedelini ödüyor. Bu yalnızca bir çevre sorunu değil; tarımın, toprağın, yeraltı sularının, Marmara Denizi’nin ve halk sağlığının sorunudur. 2011 yılında büyük vaatlerle “Ergene Şafak Harekâtı” başlatıldı. Ergene’de yeniden balık tutulacağı söylendi. Aradan yıllar geçti; vaziyet ortada. Milletvekillerimiz ve belediye başkanlarımız konuyu gündeme getirdiğinde verilen cevaplar sorunu çözmeye yetmiyor. Ergene artık söz değil, çözüm bekliyor.
Tekirdağ’ın bir başka büyük sorunu tarımdır. Trakya, Türkiye’nin ayçiçeği ambarıdır. Ancak çiftçimiz mazot, gübre, tohum, ilaç, enerji ve işçilik maliyetlerinin altında eziliyor. Ayçiçeği üretimi kan kaybediyor, üretici tarlasından uzaklaşıyor, Türkiye bitkisel yağda dışa bağımlı hale geliyor. Kotalar getiriliyor, vergi indirimleri yapılıyor; üretici ve emek ihmal ediliyor. Çiftçinin piyasadaki güvencesi olması gereken Trakya Birlik ve kooperatifçilik yeniden güçlendirilmelidir. Biz sanayiye karşı değiliz. Üretime hiç karşı değiliz. Parti programımızda da ifade edildiği üzere biz; tarımı yok etmeyen sanayileşme, doğayı kirletmeyen üretim, insanı dışlamayan kentleşme istiyoruz.
GENÇLERİMİZ BARINAMIYOR, BESLENEMİYOR
Tekirdağ’ın eğitim sorunlarını kentin diğer sorunlarından ayrı düşünemeyiz. Son iki yılda milletvekillerimizin konuyu sürekli gündemde tutması ve Sayın Valinin girişimleriyle okul sorununda önemli ölçüde mesafe alınmış olsa da hızla artan nüfusla birlikte okul, derslik, öğretmen, kreş ve eğitim altyapısı ihtiyacı büyüyor. Namık Kemal Üniversitesi, 32 bini aşkın öğrencisiyle hızla gelişiyor; ancak öğrencilerin barınma ve beslenme sorunu giderek ağırlaşıyor. Bir üniversite öğrencisi dersine mi çalışacak, kirasını mı düşünecek? Karnını mı doyuracak, yol parasını mı hesaplayacak? Bizim anlayışımız nettir: Barınma bir haktır. Beslenme bir haktır. Eğitim bir haktır. Devlet, üniversite öğrencisine güvenli ve nitelikli yurt sağlamak, sağlıklı ve yeterli beslenme imkânı sunmak zorundadır. Çünkü eğitim piyasanın insafına bırakılacak bir hizmet değil, sosyal devletin temel sorumluluğudur.
GENÇLERİMİZİ UYUŞTURUCUYA VE SANAL KUMARA TESLİM ETMEYECEĞİZ
Türkiye’nin hemen her ilinde olduğu gibi Tekirdağ’da da gençlerimizi tehdit eden iki büyük tehlike var: uyuşturucu ve sanal kumar. Bu meseleyi yalnızca bireysel tercihler üzerinden açıklayamayız. Yoksulluk, işsizlik, gelecek kaygısı, umutsuzluk ve sosyal yaşam alanlarının yetersizliği gençlerimizi kuşatma altında bırakıyor. Uyuşturucu çetelerine, yasa dışı bahis ve sanal kumar ağlarına karşı devlet, aile, okul, üniversite, yerel yönetimler ve sivil toplum birlikte mücadele etmelidir. Biz çocuklarımızı ve gençlerimizi uyuşturucu baronlarına, yasa dışı bahis ve sanal kumar ağlarına terk etmeyeceğiz. Gençlerimize yasaklardan önce umut, bağımlılıktan önce yaşam alanı, çaresizlik yerine gelecek sunacağız.
PARTİ OKULU İKTİDARIN KADROLARINI HAZIRLIYOR
Tekirdağ’ın sorunlarını biliyoruz. Ancak bilmek yetmez. Belediye başkanlarımız, milletvekillerimiz, örgütümüz, ilgili kurum ve kuruluşlar ve yurttaşlarımızla birlikte kentin sorunlarını doğru tespit edecek; sahada halkımızla birebir temas kuracak ve bu sorunları uygulanabilir projelere dönüştüreceğiz. Parti Okulumuzda yöneticilerimizi; partimizin tarihi, programı ve temel değerleri, sosyal demokrat siyaset, örgütlenme, etkili iletişim, saha çalışması, yerel sorunlara çözüm üretme ve iktidar perspektifiyle güçlendiriyoruz. Çünkü yöneticimiz kentini tanıyacak; çiftçinin derdini, işçinin sofrasını, öğrencinin yurt sorununu, esnafın borcunu, emeklinin geçim sıkıntısını bilecek. Ama yalnızca sorunu bilmeyecek; çözümü anlatacak, örgütleyecek ve hayata geçirmek için mücadele edecek. Bizim siyaset anlayışımız masa başında değil, halkın içinde şekillenir. Çanakkale’den Tekirdağ’a, Tekirdağ’dan Edirne’ye, Edirne’den Kırklareli’ne uzanan programımız yalnızca dört ilde gerçekleştirilen bir eğitim çalışması değildir. Bu, iktidara yürüyen Cumhuriyet Halk Partisi’nin Trakya’daki örgütlü hazırlığıdır. Tekirdağ, Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve Türkiye siyasetine çok değerli isimler kazandırmış bir kenttir. Tekirdağ milletvekilliği yapan Cemil Uybadın, Halk Fırkası’nın kurucu kadrolarında yer alan önemli isimlerden biridir. Bugün de Grup Başkanımız Faik Öztrak, milletvekillerimiz Nurten Yontar, İlhami Özcan Aygun ve Cem Avşar; yerel yöneticilerimiz, kadın ve gençlik örgütlerimiz ve partimizin her kademesinde görev yapan yol arkadaşlarımızla Tekirdağ’da güçlü bir mücadele sürdürüyoruz. Bu siyasi ve örgütsel birikimi Parti Okulumuzun çalışmalarıyla daha da büyüteceğiz. Eğitimlerimizi tamamlayacağız ve sahaya çıkacağız. Sokak sokak, mahalle mahalle, köy köy çalışacağız. Halkımızı dinleyeceğiz. Sorunlarını bileceğiz. Çözüm üreteceğiz. Çözümlerimizi halkımızla paylaşacağız. Yetiştirdiğimiz her yönetici, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar mücadelesinin işaret fişeği olacak.
GÜNEŞ BATAR, AMA YENİDEN DOĞAR
Bugün Trakya’dayız. Güneşin Türkiye’de en güzel battığı topraklardan, güneşin yeniden doğacağı bütün topraklara sesleniyoruz. Güneş batarken hüzünlenebiliriz. Ama biliriz ki güneş yeniden doğacaktır. Bizim umudumuz da böyledir. Ne kadar karanlık olursa olsun umudumuzu kaybetmeyiz. Çünkü biz Cumhuriyet’in çocuklarıyız. Bu ülkenin gücüne, halkımıza ve örgütlü mücadeleye inanıyoruz. Trakya’dan Anadolu’ya, Türkiye’nin dört bir yanına selam olsun! Güneşin battığı Trakya’dan, güneşin yeniden doğacağı Türkiye’ye selam olsun. Biz umudu örgütlemeye, halkımızla birlikte yürümeye ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşımaya kararlıyız. Çünkü biliyoruz: Güneş yeniden doğacak. Umut yeniden büyüyecek. Halkın iktidarı mutlaka kurulacak. Biz hazırız. Örgütümüz hazır. Türkiye hazır. Cumhuriyeti Demokrasi ile Taçlandıracağız. Yolumuz açık olsun.
07.10.2025
21.05.2025
19.05.2025
14.05.2025
13.02.2025
10.02.2025
03.02.2025