Yıldırım Kaya: “YÖK, Devlet Üniversitelerini Daraltırken Vakıf Üniversitelerinin Önünü Açıyor”

05.06.2026

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, YÖK’ün, devlet üniversitelerini daraltırken vakıf üniversitelerinin önünü açması ile ilgili bir video mesaj paylaştı.

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya’nın, açıklamaları şöyle:

“Yükseköğretim Kurulu’nun son yıllarda izlediği politikalar, yükseköğretimin kamusal bir hak olmaktan çıkarılıp giderek piyasanın kurallarına teslim edildiğini göstermektedir.

2026 YKS tercih kılavuzu henüz yayımlanmamıştır. Ancak 2025 tercih kılavuzunda ortaya çıkan veriler, YÖK’ün yükseköğretime ilişkin yaklaşımını açık biçimde ortaya koymaktadır. 2025 yılında üniversite kontenjanları genel olarak azaltılmıştır. Ancak bu azaltımın yükü neredeyse tamamen devlet üniversitelerinin üzerine yıkılmıştır. Devlet üniversitelerinde toplam 190 bin 579 kontenjan azaltılırken, vakıf üniversitelerinde 6 bin 97, KKTC üniversitelerinde ise 427 kontenjan artışı yapılmıştır.

Soruyoruz:

Kontenjan azaltılması gerekiyorsa neden yalnızca devlet üniversiteleri küçültülmektedir? Neden vakıf üniversitelerinin kontenjanları artırılmaktadır? Neden kamusal eğitim daraltılırken paralı eğitim teşvik edilmektedir? Bu soruların yanıtını YÖK de Milli Eğitim Bakanlığı da kamuoyuna açıklamak zorundadır.

Değerli basın mensupları, 2025 tercih kılavuzunda kontenjanı en fazla azaltılan bölümler arasında hukuk, diş hekimliği, işletme, uluslararası ilişkiler ve sosyal hizmet bölümleri bulunmaktadır. Özellikle sağlık alanlarında yaşanan tablo dikkat çekicidir. Ebelik bölümünde devlet üniversitelerindeki kontenjanlar 3 bin 731’den 3 bin 465’e düşürülürken vakıf üniversitelerinde 1.218’den 1.731’e yükseltilmiştir. Hemşirelik bölümünde devlet üniversitelerindeki kontenjanlar 13 bin 136’dan 11 bin 298’e düşürülürken vakıf üniversitelerinde 4 bin 120’den 4 bin 826’ya çıkarılmıştır.

Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, yükseköğretimde kamusal alanın bilinçli biçimde daraltıldığını göstermektedir. Yıllardır “her ile üniversite” anlayışıyla plansız biçimde üniversiteler açıldı. Gençler üniversite diploması almaya teşvik edildi. Ancak aynı dönemde mezunların istihdamına yönelik hiçbir ciddi planlama yapılmadı. Bugün yüz binlerce üniversite mezunu işsizdir. Üniversite mezunları atanamamakta, mesleklerini yapamamakta, düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmak zorunda bırakılmaktadır.

Bu tablonun sorumlusu gençler değildir. Bu tablonun sorumlusu plansız eğitim politikalarıdır. Bu tablonun sorumlusu gençlerin geleceğini bilimsel planlama yerine günübirlik kararlarla şekillendiren siyasi anlayıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak yükseköğretimin bir ayrıcalık değil, anayasal bir hak olduğunu savunuyoruz. Eğitim parası olanın satın aldığı bir hizmet değil, devletin eşit ve ücretsiz olarak sunmakla yükümlü olduğu temel bir kamu hizmetidir. Dar gelirli ailelerin çocuklarının hukukçu, hekim, diş hekimi, hemşire, mühendis ya da akademisyen olma hakkı ekonomik koşullara teslim edilemez. Devlet üniversitelerinin kontenjanlarını azaltıp vakıf üniversitelerinin alanını genişleten anlayış, fırsat eşitliğini ortadan kaldırmaktadır.

Buradan YÖK’e açık çağrıda bulunuyoruz:

2026 tercih kılavuzu hazırlanırken;

• Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma politikalarından vazgeçilmelidir.

• Kontenjan planlaması bilimsel verilere ve istihdam projeksiyonlarına göre yapılmalıdır.

• Gençlerin yükseköğretime erişim hakkı korunmalıdır.

• Vakıf üniversiteleri lehine ortaya çıkan eşitsizlik giderilmelidir.

• Yükseköğretim piyasanın değil, kamunun ihtiyaçlarına göre planlanmalıdır.

Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla eşitsizlik değil, daha fazla fırsat eşitliğidir. Türkiye’nin ihtiyacı gençleri borçlandıran değil, geleceğe hazırlayan bir eğitim sistemidir. Türkiye’nin ihtiyacı yükseköğretimi ticarileştirmek değil, kamusal niteliğini güçlendirmektir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak gençlerimizin eğitim hakkını, fırsat eşitliğini ve kamusal eğitimi savunmaya devam edeceğiz.”